Hukukun temel amacı yalnızca uyuşmazlıkları çözmek değil, aynı zamanda yargılama süreci devam ederken ortaya çıkabilecek hak kayıplarını önlemektir. Bu nedenle hukuk sistemleri, nihai karar verilinceye kadar tarafların haklarını korumaya yönelik birtakım geçici tedbirlere yer vermiştir. İhtiyati tedbir kurumu da bu koruma mekanizmalarının en önemlilerinden biridir.
Ancak uygulamada ve özellikle kamuoyuna yansıyan bazı hukuki süreçlerde, ihtiyati tedbir kararlarının niteliği çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır. Geçici nitelikteki bu kararlar, kimi zaman davanın esası hakkında verilmiş kesin hükümler gibi değerlendirilmekte, hatta yargılamanın sonucuna ilişkin peşin kanaatlerin dayanağı hâline getirilmektedir.
Oysa ihtiyati tedbir, bir uyuşmazlığı kesin olarak çözen karar değildir. Tam tersine, henüz sonuçlanmamış bir yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla başvurulan geçici bir hukuki koruma aracıdır.
“İhtiyati tedbir yoluyla davanın esası hakkında karar verilemez. Mahkeme, geçici koruma sağlarken nihai hükmün sonuçlarını peşinen tesis edemez.”
Sonuç olarak; hukuk devleti varsayımlar üzerine değil, usulüne uygun yürütülen yargılama süreçleri ve bu süreçlerin sonunda ortaya çıkan kesin hükümler üzerine inşa edilir.

YORUMLAR