Av.Prof.Dr.Seyithan DELİDUMAN
Bir toplumda insanlar bağış yapmaktan değil, yaptıkları bağışın amacına uygun kullanıldığından emin olamamaktan endişe etmeye başlamışsa, ortada yalnızca birkaç usulsüzlük vakası yoktur. Asıl sorun, toplumsal güvenin zedelenmiş olmasıdır.
Çünkü bağış, yalnızca bir mal veya para transferi değildir; aynı zamanda bir güven transferidir. İnsanlar bağış yaparken sadece maddi bir değeri devretmez; emanet ettikleri değerin, belirledikleri amaca uygun şekilde kullanılacağına duydukları güveni de teslim ederler. Bu güven sarsıldığında zarar gören yalnızca bir dernek ya da yardım kuruluşu değildir. Asıl zarar gören, toplumun çok uzun yıllar içinde oluşturduğu yardımlaşma ve dayanışma kültürüdür. Hukuk devletinde güven, yalnızca iyi niyetle değil; açık kurallar, şeffaflık, hesap verebilirlik ve etkin denetimle inşa edilir. Bu nedenle mali denetim, yalnızca muhasebe tekniğinin bir unsuru değil; hukuk devletinin toplumsal güveni koruyan en önemli güvencelerinden biridir. Demokratik toplumlarda dernekler, bireylerin ortak amaçlar etrafında örgütlenmesini sağlayan ve kamu yararına faaliyet gösteren en önemli sivil toplum kuruluşlarıdır. Toplumsal dayanışmayı güçlendirir ve ortak sorumluluk bilincini beslerler. Ancak güven, kendiliğinden oluşan bir duygu değildir; hukuk tarafından korunan ve sürekli güçlendirilmesi gereken kamusal bir değerdir. Hukukun görevi yalnızca ihlaller gerçekleştikten sonra yaptırım uygulamak değil, ihlallerin ortaya çıkmasını önleyecek kurumsal güven mekanizmalarını oluşturmaktır. Tam da bu nedenle Dernekler Kanunu’nun mali denetime ilişkin hükümlerinin, değişen toplumsal, ekonomik ve teknolojik şartlara uygun şekilde yeniden ele alınması kaçınılmaz hâle gelmiştir. Çünkü güven yalnızca iyi niyetle değil; güçlü denetim, şeffaflık ve hesap verebilirlikle korunabilir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu, yürürlüğe girdiği dönemde önemli bir reform niteliği taşımış olmakla birlikte, özellikle mali denetime ilişkin hükümleri bakımından günümüzün ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Kanunun kabul edildiği dönemde dijital bağış platformları, sosyal medya aracılığıyla saatler içinde milyonlarca liraya ulaşan bağış kampanyaları, elektronik ödeme sistemleri ve uluslararası kitlesel fonlama modelleri bugünkü yaygınlığa sahip değildi. Bugün ise milyonlarca liralık bütçeleri yöneten, ulusal ve uluslararası fonlardan yararlanan ve çok kısa sürelerde büyük bağış kampanyaları düzenleyebilen derneklerin, yaklaşık yirmi yıl önce şekillenen denetim anlayışıyla etkin biçimde denetlenebilmesi mümkün görünmemektedir.TuranınSesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
