Toplumun ahlaki zemini sarsıldığında, hukuk omuzlarında taşınamayacak kadar ağır bir yükle karşı karşıya kalır.
Prof. Dr. Seyithan Deliduman, vicdanın zayıfladığı toplumlarda sadece kanunların değil, insanlığın da yara aldığını vurguladı.
Prof. Dr. Seyithan Deliduman Yazdı
Toplumları ayakta tutan sadece yasalar değildir. Kanunlar düzen sağlar, ancak o düzenin ruhunu vicdan oluşturur. İnsan, yalnızca cezadan korktuğu için değil; doğruyu doğru olduğu için yaptığı zaman gerçek anlamda toplumsal huzur ortaya çıkar.
Bugün dünyanın birçok yerinde yaşanan sosyal çöküşlerin temelinde yalnızca ekonomik ya da siyasi krizler yoktur. Asıl sorun, insanların vicdani hassasiyetlerini kaybetmeye başlamasıdır. Çünkü ahlakın zayıfladığı yerde hukuk giderek ağırlaşır, cezalar artar, denetimler çoğalır; fakat buna rağmen huzur tam anlamıyla sağlanamaz.
Oysa güçlü toplumların temelinde yalnızca sert yasalar değil; sağlam aile yapısı, güçlü eğitim sistemi ve vicdan sahibi bireyler vardır. İnsanlar birbirinin hakkına saygı duyduğunda, emaneti koruduğunda ve dürüstlüğü karakter hâline getirdiğinde hukuk da rahat nefes alır.
Bugün ise birçok insan “Bu doğru mu?” sorusundan uzaklaşıp, “Bu bana ne kazandırır?” anlayışına yönelmiş durumda. İşte toplumsal çözülme tam da burada başlıyor.
Hukuk elbette vazgeçilmezdir. Ancak hukuk, ahlakın yerini tamamen dolduramaz. Çünkü vicdanın sustuğu yerde kanun maddeleri tek başına toplumun yaralarını saramaz.

YORUMLAR