Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Av.Prof.Dr.Seyithan Deliduman
Av.Prof.Dr.Seyithan Deliduman

ALACAĞI KORUMANIN YOLU, EKONOMİYİ KORUMAKTAN GEÇİYOR

BÜYÜK HEDEFLER

Devletin mali disiplini ile ekonominin canlılığı arasında kurulacak denge, güçlü bir yönetim anlayışının en önemli göstergelerinden biridir. Kamu alacaklarının eksiksiz tahsil edilmesi elbette devletin vazgeçilmez görevleri arasındadır. Ancak bu görevin yerine getirilmesi sırasında ekonomik hayatın gerçeklerini göz ardı etmek, bazen tahsil edilmek istenen alacağın dahi tahsil edilememesine yol açabilir.

16 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20), işte tam da bu hassas dengeyi gözeten önemli bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır. Tebliğ, ödeme güçlüğü yaşayan mükelleflere nefes aldırırken devletin alacağından vazgeçmediğini de açıkça ortaya koymaktadır.

Bugün birçok işletmenin temel sorunu zarar etmekten ziyade nakit akışındaki geçici bozulmalardır. Finansman maliyetlerinin arttığı, piyasalarda belirsizliklerin yaşandığı dönemlerde birkaç aylık bir rahatlama dahi işletmeler için hayati önem taşıyabilmektedir. Çünkü ayakta kalan her işletme; üretim demektir, istihdam demektir, tedarik zincirinin devamı demektir.

Özellikle konkordato sürecindeki şirketler açısından bu düzenleme ayrı bir önem taşımaktadır. Konkordato, dürüst işletmelere ikinci bir şans tanıyan ve ekonomik değerin korunmasını amaçlayan çağdaş bir hukuki mekanizmadır. Bu süreçte kamu borçlarının yönetilebilir hâle gelmesi, şirketlerin yeniden ayağa kalkmasına ve yükümlülüklerini yerine getirebilmesine önemli katkılar sunacaktır.

Unutulmamalıdır ki bir işletmenin kapanması yalnızca işletme sahibini değil; çalışanları, tedarikçileri, aileleri ve nihayetinde ülke ekonomisini de etkiler. Bu nedenle işletmelerin yaşatılması çoğu zaman kamu yararının korunması anlamına gelir.

Modern devlet anlayışında başarı, yalnızca alacağını talep etmekle değil, o alacağın tahsil edilebileceği ekonomik zemini koruyabilmekle ölçülür. Üreten, istihdam sağlayan ve faaliyetini sürdüren işletmeler var oldukça kamu alacakları da zaman içinde tahsil edilebilir hâle gelir.

Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20), kamu alacağının korunması ile ekonomik gerçekliklerin gözetilmesi arasında dengeli bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu yönüyle söz konusu düzenleme, sadece bir tahsilat tedbiri değil; ekonomik istikrarı, üretimi ve toplumsal refahı destekleyen önemli bir adımdır.

Çünkü güçlü devlet, yalnızca alacağını takip eden değil; o alacağın tahsilini mümkün kılan ekonomik hayatı da koruyabilen devlettir.

Av.Prof.Dr.Seyithan DELİDUMAN 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir