Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Av.Prof.Dr.Seyithan Deliduman
Av.Prof.Dr.Seyithan Deliduman

ADALET SADECE KARAR DEĞİL, HAKKIN DEĞERİNİ DE KORUMALIDIR

Köşe Yazısı

Av.Prof. Dr. Seyithan Deliduman

Hukuk ve ekonomi arasındaki dengeyi yeniden kurmayı amaçlayan 12. Yargı Paketi, kanuni faiz sisteminde önemli bir değişikliği gündeme taşıyor.

Hukuk düzeninin temel amaçlarından biri, hak sahibini korumak ve borçlunun temerrüdünden kaynaklanan zararları adil bir şekilde telafi etmektir. Ancak hukuk kuralları ekonomik gerçekliklerden tamamen kopuk hale geldiğinde, adalet duygusu da zedelenmeye başlar.

İşte 12. Yargı Paketi ile gündeme gelen ve kanuni faiz oranının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont faiz oranının yüzde 80’i üzerinden hesaplanmasını öngören düzenleme, tam da bu noktada önemli bir ihtiyaca cevap vermeyi amaçlamaktadır.

Ekonomik Gerçeklik ve Mevcut Sistem

Uzun yıllardır uygulanan sabit kanuni faiz oranları, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde ekonomik hayatın gerçekleriyle bağını büyük ölçüde kaybetmiştir. Alacağını yıllarca tahsil edemeyen bir kişi veya şirket, dava sonunda haklı çıksa bile çoğu zaman uğradığı ekonomik kaybı telafi edememektedir.

Çünkü mahkeme kararıyla hükmedilen faiz, paranın zaman içindeki değer kaybının oldukça gerisinde kalmaktadır.

“Düşük faizli sistem, bazı durumlarda borcunu zamanında ödemeyen taraf için avantaj oluşturabilmektedir.”

Bu durum ise borcunu zamanında ödemeyen taraf açısından adeta bir avantaj oluşturmaktadır. Borçlu, piyasada çok daha yüksek maliyetlerle finansman sağlamak zorundayken, alacaklının parasını yıllarca kullanabilmekte ve sonunda düşük oranlı kanuni faiz ödeyerek yükümlülüğünü yerine getirmektedir.

Böyle bir sistemin hakkaniyetli olduğunu söylemek güçtür.

Yeni Düzenleme Ne Sağlayacak?

Reeskont faiz oranına bağlı bir sistem ise ekonomik şartlara daha duyarlı ve dinamik bir yapı ortaya koyacaktır. Merkez Bankasının belirlediği oranlar piyasa koşullarını yansıttığından, kanuni faizin de bu oranlarla bağlantılı hale getirilmesi alacaklı ile borçlu arasındaki dengeyi güçlendirecektir.

Bu düzenlemenin bir diğer önemli sonucu da gereksiz uyuşmazlıkların azalması olabilir. Zira düşük faiz oranları nedeniyle borcunu geciktirmekte sakınca görmeyen kişiler bakımından yeni sistem önemli bir caydırıcılık oluşturacaktır.

Borcun zamanında ödenmesi teşvik edilecek, mahkemelerin ve icra dairelerinin iş yükünün azaltılmasına da katkı sağlanacaktır.

Dikkat Edilmesi Gereken Nokta

Elbette burada dikkat edilmesi gereken husus, faiz kurumunun bir cezalandırma aracına dönüştürülmemesidir. Amaç borçluyu ezmek değil, alacaklının hakkını korumaktır.

Ancak hakkı koruyabilmek için de faizin ekonomik gerçekliklerle uyumlu olması gerekir. Aksi halde mahkeme kararıyla elde edilen hak, fiilen değersiz hale gelebilmektedir.

Kanaatimizce 12. Yargı Paketi ile önerilen bu değişiklik, yalnızca teknik bir faiz düzenlemesi değildir. Aynı zamanda hukuk ile ekonomi arasındaki kopukluğu gidermeye yönelik önemli bir adımdır.

Çünkü adalet, yalnızca haklıya hakkını vermek değil, verilen hakkın gerçek değerini de koruyabilmektir.


Kaynak: TURANINSESİ Haber Merkezi

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir