Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde üç kez başbakanlık görevini üstlenen Ahmet Mesut Yılmaz, siyasi kariyeri, koalisyon hükümetleri, önemli görevleri ve hakkında yürütülen yargı süreciyle hafızalarda yer edindi. Bir dönem Türk siyasetinin en etkili isimleri arasında bulunan Yılmaz, geride uzun ve tartışmalı bir siyasi geçmiş bıraktı.
1947’DE BAŞLAYAN BİR HAYAT, SİYASETE UZANAN YOLCULUK
Ahmet Mesut Yılmaz, 6 Kasım 1947’de İstanbul’da dünyaya geldi. Eğitim hayatına Avusturya Lisesi’nde başlayan Yılmaz, daha sonra İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenim gördü. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nden 1971 yılında mezun oldu. Almanya’da Köln Üniversitesi’nde iktisadi ve sosyal bilimler alanında yüksek lisans çalışması yaptı.
1975-1983 yılları arasında kimya, tekstil ve ulaştırma sektörlerinde faaliyet gösteren özel şirketlerde yöneticilik yaptı. Ancak kariyerinin bundan sonraki bölümü siyasetle şekillendi.
ANAVATAN PARTİSİ İLE SİYASET SAHNESİNE ÇIKTI
1983 yılında Turgut Özal tarafından kurulan Anavatan Partisi’nin (ANAP) kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Rize milletvekili seçildi.
1986 yılında Devlet Bakanlığı görevine getirildi. Ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı yaptı. 1987 yılında Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenerek Türkiye’nin dış politikasında önemli sorumluluklar aldı.
15 Haziran 1991’de ANAP Genel Başkanlığına seçilen Yılmaz, kısa süre sonra hükümeti kurma görevini üstlendi.
ÜÇ KEZ BAŞBAKANLIK GÖREVİNİ ÜSTLENDİ
Mesut Yılmaz’ın siyasi hayatındaki en önemli dönüm noktası başbakanlık koltuğuna oturması oldu.
1. BAŞBAKANLIK DÖNEMİ – 1991
5 Temmuz 1991’de güvenoyu alan hükümetle ilk kez başbakanlık görevini üstlendi.
2. BAŞBAKANLIK DÖNEMİ – 1996
1995 genel seçimlerinin ardından ANAP ile Doğru Yol Partisi arasında kurulan koalisyon hükümetinde 6 Mart 1996’da ikinci kez başbakan oldu.
3. BAŞBAKANLIK DÖNEMİ – 1997
28 Şubat sürecinin ardından 20 Haziran 1997’de ANAP-DSP-DTP koalisyon hükümetinin başına geçerek üçüncü kez başbakanlık görevini üstlendi.
Bu dönemlerde Türkiye; koalisyon görüşmeleri, ekonomik sorunlar, siyasi gerilimler ve hükümet krizleriyle karşı karşıyaydı. Yılmaz, yakın siyasi tarihin önemli karar ve tartışmalarının yaşandığı bu süreçlerde ülke yönetiminde söz sahibi oldu.
1998’DE GENSORU SONRASI İSTİFA ETTİ
25 Kasım 1998’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Mesut Yılmaz ve Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında verdiği gensoru önergelerinin TBMM’de kabul edilmesinin ardından Yılmaz başbakanlık görevinden istifa etti.
18 Nisan 1999 seçimlerinin ardından kurulan DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinde ise Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. 2001 ekonomik krizi döneminde de hükümetin önemli isimlerinden biriydi.
TÜRK BANK İHALESİ VE YÜCE DİVAN SÜRECİ
Mesut Yılmaz’ın siyasi yaşamındaki en dikkat çekici başlıklardan biri Türkbank ihalesiyle ilgili yargı süreci oldu.
13 Temmuz 2004’te TBMM’nin aldığı kararla Yılmaz ve dönemin Devlet Bakanı Güneş Taner, Türkbank’ın özelleştirilmesi sürecine ilişkin iddialar nedeniyle Yüce Divan’a sevk edildi.
Böylece Yılmaz, Cumhuriyet tarihinde Yüce Divan’da yargılanan ilk eski başbakan oldu.
23 Haziran 2006’da sonuçlanan yargılama sonunda mahkeme, eylemi görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirdi ve Şartla Salıverilme Yasası uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasını erteledi.
Bu süreç, Yılmaz’ın siyasi geçmişinde kamuoyunun uzun süre gündeminde kalan önemli gelişmelerden biri olarak yer aldı.
2002 SONRASI SİYASETTE YENİ BİR DÖNEM
3 Kasım 2002 genel seçimlerinde ANAP yüzde 10’luk seçim barajını aşamadı. Bunun üzerine Mesut Yılmaz, 27 Kasım 2002’de genel başkanlık görevinden ayrıldı.
2007 yılında yeniden siyasete dönen Yılmaz, 22 Temmuz genel seçimlerinde Rize’den bağımsız milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.
2009 yılında Demokrat Parti’ye katıldı. 2011 yılında ise bu partiden ayrıldı.
ÖZEL HAYATINDA BÜYÜK ACI YAŞADI
Mesut Yılmaz, Berna Yılmaz ile evliydi. Yavuz ve Hasan adında iki oğlu vardı.
2017 yılında büyük oğlu Mehmet Yavuz Yılmaz’ın hayatını kaybetmesi, ailesi için büyük bir acı oldu. Bu kayıp, Yılmaz’ın hayatındaki en zor dönemlerden biri olarak hafızalara kazındı.
KANserLE MÜCADELE ETTİ, 2020’DE HAYATINI KAYBETTİ
Yaşamının son döneminde akciğer kanseriyle mücadele eden Mesut Yılmaz, tedavi gördüğü İstanbul’daki hastanede 30 Ekim 2020’de, 72 yaşındayken hayatını kaybetti.
Vefatının ardından Türk siyasi hayatında üç kez başbakanlık yapmış, farklı dönemlerde bakanlık ve başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunmuş bir siyasetçi olarak anıldı.
GEÇMİŞİ HATIRLAMAK, TARİHİ ANLAMAKTIR
Mesut Yılmaz’ın siyasi yaşamı, Türkiye’nin koalisyon hükümetleriyle yönetildiği, siyasi krizlerin ve ekonomik değişimlerin yaşandığı bir dönemin önemli parçalarından birini oluşturuyor.
Üç kez başbakanlık yapan Yılmaz’ın siyasi kararları, görev dönemleri, başarıları ve hakkında yürütülen yargı süreci, Türkiye’nin yakın tarihini anlamak isteyenler için hatırlanması gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Geçmişte yaşananları hatırlamak, bugünü daha iyi değerlendirebilmek açısından önem taşıyor.
Kaynak: TURANINSESİ Haber Merkezi
TuranınSesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
