Bursa Şehir Hastanesi bünyesinde uyku bozukluklarının tanı ve takibine yönelik hizmet veren Uyku Laboratuvarı, artan hasta başvuruları nedeniyle genişletildi. Yapılan düzenlemeyle laboratuvara iki yeni oda eklenerek kapasitenin artırılması sağlandı.
Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün desteğiyle gerçekleştirilen kapasite artışıyla, uyku sorunları nedeniyle başvuran hastalara daha hızlı hizmet verilmesi hedefleniyor.
Bursa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Koç, özellikle horlama, uykuda nefesin kesilmesi ve gün içerisinde aşırı uyku hali yaşayan kişilerin belirtileri önemsemesi gerektiğini belirtti.
Uyku apnesinin yalnızca gece uykusunu etkileyen bir sorun olmadığına dikkat çeken Koç, hastalığın ertesi gün ortaya çıkan yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı gibi şikayetlere de yol açabileceğini ifade etti.
Uzmanlara göre horlama, uykuda nefes durması veya gündüz belirgin şekilde uyuklama şikayetlerinden herhangi birinin bulunması değerlendirme için yeterli bir neden olabilir. Bu belirtilerin tamamının aynı kişide görülmesi gerekmiyor.
Uyku apnesinin tedavi edilmeden bırakılması halinde kalp ve damar sistemi açısından da çeşitli riskler oluşturabileceği belirtilirken, gündüz aşırı uyku halinin araç kullanan kişiler için ayrıca tehlike taşıdığı vurgulandı.
TANI İÇİN UYKU TAKİBİ YAPILIYOR
Uyku apnesinin tanısında kullanılan yöntemlerden biri olan polisomnografi ile hastalar gece boyunca uyku laboratuvarında takip ediliyor. Test sırasında vücudun farklı bölgelerine yerleştirilen sensörler aracılığıyla solunum, oksijen düzeyi, uyku evreleri ve çeşitli fizyolojik veriler kayıt altına alınıyor.
Testin herhangi bir cerrahi işlem içermediği ve hastanın gece boyunca gözlem altında tutulduğu belirtildi. Elde edilen veriler uzmanlar tarafından değerlendirilerek hastanın durumuna uygun tedavi planı oluşturuluyor.
TEDAVİ HASTANIN DURUMUNA GÖRE BELİRLENİYOR
Uyku apnesinde uygulanacak tedavi yöntemi, hastalığın şiddeti ve kişinin genel durumuna göre değişiklik gösterebiliyor. Daha hafif vakalarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilirken, orta ve ağır vakalarda hava yolunun açık tutulmasına yardımcı olan PAP cihazlarından yararlanılabiliyor.
Uzmanlar, tedavi sürecinde kilo kontrolü ve yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli olduğunu belirtiyor. Hastanın ihtiyacına göre Göğüs Hastalıkları başta olmak üzere farklı tıbbi branşların ve diyetisyen desteğinin sürece dahil edilmesi mümkün olabiliyor.
UYKU TESTİ ÖNCESİ HAZIRLIK ÖNEMLİ
Uyku testi yapılacak kişilerin işlem öncesinde normal uyku düzenlerine mümkün olduğunca yakın bir gün geçirmeleri öneriliyor. Test öncesinde çay, kahve ve asitli içeceklerden uzak durulması, ağır yemek yenmemesi ve yoğun egzersiz yapılmaması tavsiye ediliyor.
Hastaların geceyi rahat geçirebilmeleri için pijama, terlik ve rahat kıyafetlerle laboratuvara gelmeleri öneriliyor. Test tamamlandıktan sonra kullanılan sensör ve elektrotlar çıkarılarak hasta günlük yaşamına dönebiliyor.
Uzmanlar, özellikle sürekli horlama, uykuda nefesin kesilmesi, sabahları yorgun kalkma ve gün içerisinde kontrol edilemeyen uyku hali yaşayan kişilerin şikayetlerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtiyor. Gerekli değerlendirmelerin ardından uygun görülen hastalar uyku laboratuvarında ayrıntılı incelemeye alınabiliyor.
Kaynak: TURANINSESİ Haber Merkezi
TuranınSesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
