TÜRKİYE’NİN KÜRESEL HİZMET ÜSSÜ OLMA HEDEFİ VE NİTELİKLİ HİZMET MERKEZLERİ
Prof. Dr. Seyithan Deliduman
Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, ülkeler arasındaki rekabetin yalnızca üretim ve sanayi alanında değil, hizmet sektörü üzerinden de şekillendiğini göstermektedir. Türkiye’nin küresel hizmet merkezi olma hedefi doğrultusunda atılan yeni adımlar, uluslararası yatırımlar açısından dikkat çekici fırsatlar sunmaktadır.
Çok uluslu şirketler artık muhasebe, finans, insan kaynakları, hukuk, teknoloji, veri analizi ve stratejik yönetim gibi birçok faaliyeti belirli ülkelerde kurdukları bölgesel veya küresel hizmet merkezleri aracılığıyla yürütmektedir. Bu merkezler yalnızca hizmet sunan yapılar olmaktan çıkmış, yüksek katma değerli bilgi üretiminin ve nitelikli istihdamın merkezleri hâline gelmiştir.
21 Mayıs 2026 tarihinde kabul edilen ve 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile getirilen “Nitelikli Hizmet Merkezi” düzenlemesi, Türkiye’nin bu küresel dönüşüme uyum sağlama iradesini ortaya koyan önemli bir adım niteliğindedir.
Düzenlemenin temel amacı Türkiye iç pazarına hizmet üretmek değil, Türkiye’yi uluslararası şirketlerin bölgesel ve küresel operasyon merkezlerinden biri hâline getirmektir.
Kanunda yer alan faaliyet alanları oldukça geniştir. Finansal danışmanlık, stratejik yönetim, risk yönetimi, dijital dönüşüm, veri analizi, marka yönetimi, insan kaynakları, eğitim hizmetleri, araştırma-geliştirme çalışmaları ve teknoloji danışmanlığı bunlardan yalnızca bazılarıdır.
Bu yaklaşım, Türkiye’nin yalnızca üretim yapan bir ülke değil; aynı zamanda bilgi üreten, yöneten ve ihraç eden bir ülke olma hedefini güçlendirmektedir.
Kanun, Türk hukukuna ilişkin danışmanlık hizmetlerinin yalnızca Avukatlık Kanunu kapsamında faaliyet gösterebilen avukatlar ve avukat ortaklıkları tarafından sunulabileceğini açıkça hükme bağlamaktadır.
Düzenlemenin dikkat çeken yönlerinden biri de “nitelikli hizmet personeli” kavramını tanımlamış olmasıdır. Bu yaklaşım gelecekte yüksek vasıflı çalışanlara yönelik teşviklerin ve yeni çalışma modellerinin gündeme gelebileceğine işaret etmektedir.
Ekonomik açıdan değerlendirildiğinde ise yüksek katma değerli hizmet merkezleri, düşük fiziki yatırım maliyetleriyle yüksek ekonomik çıktı oluşturabilmektedir. Ayrıca yabancı dil bilen, teknolojiye hâkim ve yüksek eğitim düzeyine sahip iş gücü için önemli kariyer fırsatları sunmaktadır.
Nitelikli Hizmet Merkezi düzenlemesi, Türkiye’nin küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara çıkma hedefi bakımından stratejik bir adımdır. Doğru teşvikler ve öngörülebilir yatırım ortamı ile desteklenmesi hâlinde Türkiye; üretimin yanında finansın, teknolojinin ve bilginin de bölgesel merkezi olabilir.
TuranınSesi Köşe Yazıları
Görüş ve değerlendirmeler yazarına aittir.

YORUMLAR