Prof. Dr. Seyithan Deliduman, aile hukukunun en çok tartışılan konularından biri olan süresiz nafaka sistemini değerlendirdi. 12. Yargı Paketi ile gündeme gelen düzenlemeler, adalet ve hakkaniyet dengesini yeniden kurmayı hedefliyor.
MERKEZ BURSA – Türkiye’de milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren süresiz nafaka konusu, hukuk dünyasının ve toplumun gündemindeki sıcaklığını koruyor. Prof. Dr. Seyithan Deliduman, son yıllarda artan mağduriyetler ve toplumdaki rahatsızlıklar ışığında nafaka sistemindeki reform ihtiyacını kaleme aldı.
SÜRESİZ YÜKÜMLÜLÜK ADALET DUYGUSUNU ZEDELİYOR
Boşanma sonrası ekonomik olarak zor durumda kalan tarafın korunmasının sosyal devletin bir gereği olduğunu belirten Deliduman, ancak bu korumanın ucu açık bir yükümlülüğe dönüşmesinin yeni mağduriyetler yarattığına dikkat çekti. Özellikle kısa süreli evliliklerin ardından yıllarca süren ödemelerin, toplumdaki adalet duygusuna zarar verdiğini vurguladı.
REFORMUN AMACI: KALDIRMAK DEĞİL, DENGELEMEK
Hazırlıkları süren reform çalışmalarının nafakayı tamamen kaldırmayı amaçlamadığını ifade eden Prof. Dr. Deliduman, evlilik süresi, tarafların ekonomik durumu ve çalışma imkânları gibi kriterlerin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
HUKUK SÜREKLİ YÜK ÜRETMEMELİ
Deliduman, gerçek mağdurların korunmasının tartışmasız olduğunu ancak çalışabilecek durumda olan bireylerin ömür boyu nafaka ilişkisi içinde tutulmasının hukukun temel amacıyla örtüşmediğini belirtti. Deliduman’a göre hukuk; bir tarafı ağır yük altında bırakırken, diğer tarafı pasif hale getiren bir yapıdan uzaklaşmalı.

