Toplumsal yaşamda unutmaya başladığımız “komşuluk” ve “ortak sorumluluk” kavramları, şehirleşmenin getirdiği yoğunluk içerisinde kaybolmaya mı yüz tuttu? Bugün şehrin sokaklarında, parklarında ve mahallelerimizde attığımız her adımda birbirimize karşı olan sorumluluklarımızı ne kadar hatırlıyoruz?
Şehir merkezlerinden en ücra köşelere kadar, hepimizin içinde yaşadığı bu büyük organizmanın birer dişlisi gibiyiz. Birimizin hatası hepimizin huzurunu etkilerken, birimizin duyarlılığı ise tüm toplumun geleceğini güzelleştiriyor. Bugün, “Ben ne yapabilirim?” sorusunu sormak, sadece bir birey olarak değil, bir toplumun parçası olarak hepimizin en büyük görevi.
Gördüğümüz aksaklıkları görmezden gelmek, atılan bir çöpün, harcanan bir kamu kaynağının veya bozulan bir mahalle huzurunun karşısında sessiz kalmak, aslında geleceğimizden çalmak değil midir? TuranınSesi olarak, bu haberle sadece gündemi değil, vicdanları da hatırlatmak istiyoruz.
Unutmayalım ki; daha huzurlu, daha şeffaf ve daha güvenli bir gelecek, ancak “sorumlu vatandaş” bilinciyle, yani hepimizin kendimizi sorgulamasıyla mümkün olacaktır. Bugün bir aynaya bakalım; şehrimiz için, geleceğimiz için biz ne yapıyoruz?
