Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri ve milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen ortak toplantının ardından açıklamalarda bulundu. Bahçeli, partisinin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın tarihini açıklarken Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin değerlendirmelerini de kamuoyuyla paylaştı.
MHP’nin 15. Olağan Büyük Kurultayı, 7 Şubat 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek. Bahçeli, il ve ilçe kongrelerinin birlik, kardeşlik ve olgunluk içerisinde tamamlandığını belirterek partinin yeni döneme ilişkin çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
MHP’nin kurultay tarihi belli oldu
Partisinin köklü geçmişinden, siyasi tecrübelerinden ve milletin kendisine verdiği sorumluluktan güç aldığını belirten Bahçeli, MHP’nin Türkiye’nin geleceğine yönelik yürüyüşünü sürdüreceğini söyledi.
22 Ekim’de gerçekleştirilen İl Başkanları Toplantısı’nın ardından yapılan MYK-MDK ve milletvekilleri ortak toplantısında Türkiye’de ve bölgede yaşanan siyasi, sosyal ve jeopolitik gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Bahçeli, ülkenin önündeki fırsatların ve karşı karşıya bulunduğu sorunların değerlendirildiğini kaydetti.
Bahçeli, partisinin 15. Olağan Büyük Kurultayı’nın 7 Şubat 2027 Pazar günü yapılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.
MHP’nin Türkiye’nin bekasını, milletin huzur ve refahını, devletin bağımsızlığını ve Türk dünyasının birlik ve dirliğini temel meseleler olarak gördüğünü belirten Bahçeli, milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi için çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
“Türkiye stratejik kuşatmaya maruz bırakılmak isteniyor”
Türkiye’nin yakın çevresinde yaşanan gelişmelere değinen Bahçeli, Akdeniz havzasındaki komşular ve bölgesel gelişmeler üzerinden Türkiye’nin çok yönlü bir stratejik kuşatmaya maruz bırakılmak istendiğini savundu.
Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Kafkasya ve Türkistan’da yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin milli güvenliğini, egemenlik haklarını ve bölgesel sorumluluklarını doğrudan ilgilendirdiğini belirten Bahçeli, devletin gelişmeleri bütün boyutlarıyla değerlendirdiğini ve ihtiyaç duyulan tedbirleri aldığını ifade etti.
Türkiye’yi kendi coğrafyasında edilgen bir konuma sürüklemeyi, hareket alanını daraltmayı ve bölgesel gelişmelerin dışında tutmayı amaçlayan hesapların, Türkiye’nin devlet tecrübesini ve milletin iradesini göz önünde bulundurması gerektiğini dile getirdi.
Bahçeli, Türkiye’nin kendi güvenliğini koruyacak, milli haklarını savunacak ve bölgesel istikrara katkı sunacak iradeye sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin diplomatik imkânlarını kullanarak gerekli hukuki ve siyasi adımları atmaya devam edeceğini kaydetti.
Doğu Akdeniz ve Libya mutabakatı açıklaması
Bahçeli, Libya ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını da değerlendirdi.
Söz konusu gelişmenin Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hakları ve bölgesel iş birliği açısından önemli olduğunu ifade eden Bahçeli, bu gelişmenin bazı çevrelerde rahatsızlık meydana getirmesinin bölgedeki çıkar mücadelelerini ortaya koyduğunu savundu.
Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan haklarını ve deniz yetki alanlarındaki meşru menfaatlerini korumaya devam edeceğini belirten Bahçeli, ülkenin kendi geleceği hakkında başkalarının karar vermesine izin vermeyeceğini söyledi.
Türk dünyası mesajı: Türkiye’siz bir hesap kabul edilemez
Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, Türkiye’yi Türk dünyasından ayrı değerlendiren ve Türkiye’nin dışında bir Türk dünyası oluşturulmasını hedefleyen yaklaşımları dikkatle takip ettiklerini ifade etti.
Türk devletleri arasındaki ilişkilerin dışarıdan tasarlanacak siyasi projelere ve jeopolitik hesaplara indirgenemeyecek kadar derin bir tarihî zemine sahip olduğunu belirten Bahçeli, ortak geleceğin bağımsızlık, egemenlik, karşılıklı saygı, eşit ortaklık, güven ve kardeşlik hukuku üzerine kurulması gerektiğini kaydetti.
Önümüzdeki hafta Ankara’da gerçekleştirilmesi planlanan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nin ortak gelecek iradesinin önemli bir göstergesi olacağını ifade eden Bahçeli, Türk devletleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Türk dünyasının birliğinden rahatsızlık duyan çevrelerin beklentilerinin kardeş devletlerin ortak iradesi karşısında karşılık bulamayacağını savunan Bahçeli, bu birlikteliğin karşılıklı güven ve dayanışma içerisinde güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine özel vurgu
Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i Ankara’daki zirveye davet etmesinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin tarihî ve stratejik değeri açısından önemli olduğunu ifade etti.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağların günlük siyasi gelişmelerin ve geçici anlaşmazlıkların ötesinde, ortak tarih, dil, kültür, karşılıklı güven ve gönül birliği üzerine kurulu olduğunu belirtti.
Devletler arasında farklı değerlendirmelerin ve çözüm bekleyen meselelerin ortaya çıkabileceğini kaydeden Bahçeli, bu meselelerin kardeşlik hukukuna zarar vermeden, karşılıklı anlayış ve doğrudan diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güvenin korunmasının, iki ülke arasındaki dayanışmanın sürdürülmesi ve Türk dünyasının ortak geleceğinin güvence altına alınması bakımından vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin sosyal ve ekonomik sorunlarına ilişkin değerlendirme
Türkiye’nin sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümsüzlüğe mahkûm olduğu yönündeki düşüncenin, ülkenin devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve çözüm üretme kapasitesiyle bağdaşmadığını savunan Bahçeli, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu meselelerin çözümü için gerekli iradeye sahip olduğunu belirtti.
Ülkede gündemde tutulmak istenen bazı meselelerin asıl gelişmeleri gölgelemek ve kamuoyunun dikkatini başka yönlere çevirmek amacıyla kullanılabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, milli önceliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bahçeli, MHP’nin bu anlayışla hareket ettiğini belirterek Cumhur İttifakı’nın üstlendiği siyasi sorumluluğun ve millete karşı yerine getirilmesi gereken tarihî vazifenin bilincinde olduklarını söyledi.
“Türkiye’nin bağımsızlığı temel önceliğimizdir”
Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve egemenliğini korumanın temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Bahçeli, milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi ile milletin huzur ve refahının yükseltilmesinin önemine işaret etti.
Türk dünyasının geleceğine kalıcı katkılar sunmanın da tarihî sorumluluklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Bahçeli, MHP’nin geçmişte edindiği tecrübelerden yararlanarak Türkiye’nin bugünkü meselelerine çözüm üretmeye ve geleceğe yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam edeceğini belirtti.
Bahçeli, toplantıya katılan MYK ve MDK üyeleri ile milletvekillerine teşekkür ederek başarı dileklerini iletti. Açıklamasını Türkiye’de ve gönül ile kültür coğrafyalarında yaşayan kardeşlerini hürmetle selamlayarak tamamladı.
Kaynak: TURANINSESİ Haber Merkezi
TuranınSesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
