Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu 10 mürettebatın bulunduğu Tuğberk İmamoğlu isimli gemi battı. 10 denizciden haber alınamazken, geminin çarpışmadan 11 dakika sonra battığı açıklandı.
Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında 2 Eylül saat 03.15 sıralarında Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halinde olan 90 metre uzunluğundaki Türk bayraklı ALSU isimli gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye giden, 98 metre uzunluğundaki Tuğberk İmamoğlu isimli gemi çarpıştı. 2 bin 999 ton motor yağı taşıyan ALSU yoluna devam ederken, 4 bin 199 ton rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu ile irtibat kesildi. Acil durum sinyalinin ardından arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi.

CAN FİLİKALARI BOŞTU
Ekipler, Tuğberk İmamoğlu’na ait bazı can kurtarma araçlarını deniz yüzeyinde buldu. Denizcilik Genel Müdürlüğü, serbest düşmeli can filikası dahil can kurtarma araçlarının bulunduğunu ancak içlerinde gemi personeline rastlanmadığını açıkladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kazanın ardından yapılan çalışmalara ilişkin açıklamasında, Tuğberk İmamoğlu’ndan saat 03.26’da acil durum sinyali alındığını belirtti. Uraloğlu, acil durum sinyalinin ardından VHF telsiz üzerinden gemiye ulaşılmaya çalışıldığını, 03:41’de ise ALSU kaptanının saat 03.15’te başka bir gemiyle çarpıştıklarını bildirdiğini söyledi. Bakan Uraloğlu, çarpışmanın saat 03.15’te gerçekleştiği kabul edildiğinde, acil durum sinyalinin 03.26’da alınması nedeniyle geminin yaklaşık 11 dakikada battığını ifade etti. Uraloğlu, şu ana kadar sağ olarak herhangi bir mürettebata ulaşılamadığını bildirdi.

900 METREYE GÖMÜLDÜ
Kazanın meydana geldiği bölgede deniz derinliğinin yaklaşık 800-900 metre olduğu tespit edildi. Bu nedenle çalışmalar deniz ve hava unsurlarıyla genişletildi. Çalışmalar 2 helikopter 1 İHA ve 14 deniz aracıyla gerçekleştiriliyor.
SON YOLCULUK KAMERADA
Marmara Denizi’nde gemiyle çarpıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu adlı geminin, 27 Ağustos’ta İskenderun Limanı’ndan ayrılışı güvenlik kamerasına yansıdı.

‘ALSU SANA İSKELEYE KIR’ DEDİM
Gemi kazasının gerçekleştiği anlara ait ses kaydı ortaya çıktı. Yayımlanan telsiz kaydına göre; Tuğberk İmamoğlu gemisinden yükselen ilk telsiz çağrısında gemi yetkilisi, “Alsu!” diyerek karşı tarafa seslenirken, bu çağrıya ALSU tankeri tarafından kısa ve net bir şekilde, “Evet” yanıtı verildi. Çarpışma rotasına girildiği anlaşılan saniyelerde Tuğberk İmamoğlu gemisinden büyük bir panikle, “Alsu, iskeleye kır!” uyarısı yapıldı. Manevranın gerçekleşmemesi üzerine sesini yükselten Tuğberk İmamoğlu gemisi yetkilisi, “Alsu, iskeleye kır demiştim!” dedi. Bu uyarıların ardından Alsu’dan gelen yanıtta ise yetkili, “Alsu, Tuğberk İmamoğlu. Tamamdır, tamam” sözleriyle iletişimi sonlandırdı. Bu diyaloglardan kısa bir süre sonra gemi Marmara’nın sularına gömüldü.
‘EN ZAYIF YERİMİZDEN DARBE YEDİK’
Batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin sahibi Tahsin Doğruyol, ALSU gemisinin seyir güzergahının dışında olduğunu iddia ederek, “Diğer gemi olmaması gereken yolda. Kaptanımız o gemiyi arıyor, sonra ikinci defa görüşme oluyor. Ondan sonra çarpışma oluyor, kimseye haber verilmiyor” ifadelerini kullandı. Doğruyol, Tuğberk İmamoğlu’na ait cihazın saat 03.15’te acil durum sinyali verdiğini, ALSU gemisinin ise daha sonra bildirimde bulunduğunu savundu. Geminin aldığı hasara ilişkin de değerlendirmede bulunan Doğruyol, “Bizi en zayıf yerimizden deldi. Yani gemilerin en zayıf yerinden vurdu. Oradan tumba yaptı diye düşünüyorum” dedi.

Cahit İstikbal
‘YÜKÜN CİNSİ BATIŞI HIZLANDIRIR’
Deniz Emniyet Derneği Başkanı Avukat Kaptan Cahit İstikbal ise çarpışmanın biçimine dikkat çekerek, “Bu tip kazalar ‘T harfi kazaları’ olarak bilinir. Bir gemi diğerinin bordasına bindirir. Bordadan ağır yara alan gemi çok kısa sürede su alıp batabilir. Burada da böyle bir olayın gerçekleştiği anlaşılıyor” dedi. İstikbal, hızlı batışta yükün ağırlığından çok ambarların yapısının etkili olabileceğini vurgulayarak, “Gemi kapasitesinin üzerinde yük taşımıyor. Ancak demirin özgül ağırlığı çok yüksek olduğu için ambarların büyük bölümü boş kalır. Çarpma sonucu ambara su girdiyse bu boş hacim çok hızlı dolabilir. Hızlı batışın nedenlerinden biri bu olabilir” diye konuştu. VDR kayıtlarının bu noktada belirleyici olacağını ifade eden İstikbal, köprüüstü konuşmaları, seyir verileri ve makine komutlarının incelenmesiyle kazanın oluş şekli ve kusur durumunun daha net ortaya çıkacağını söyledi.

Zafer Akbulut
SUYA HIZLI BATIŞIN ŞİFRESİ ÇELİK YÜKTE
AKŞAM’a konuşan Türk Uzakyol Gemi Kaptanları Derneği (TÜRKKAPDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Zafer Akbulut, geminin yaklaşık 11 dakikada batmasında rulo sac yükünün etkili olabileceğini belirterek, “Bu gemide buğday, çimento ya da kömür olsaydı bu kadar hızlı batmayabilirdi. Çelik çok ağır ve hareketli bir yük. Her bir rulo 5-10 ton ağırlığında. Ambar su almaya başlayınca gemi bir tarafa yatar, binlerce tonluk yük de o tarafa kayar. Bu da geminin çok hızlı batmasına neden olabilir” dedi. VDR’nin (Sefer Veri Kaydedici) ise kazanın aydınlatılmasında kritik olduğunu belirten DR’nin (Sefer Veri Kaydedici) ise kazanın aydınlatılmasında kritik olduğunu belirten Akbulut, “VDR, uçaklardaki karakutu gibidir. Manevraları, VHF ve köprüüstü konuşmalarını, makine komutlarını ve hız değişikliklerini gösterir” diye konuştu.
BİR AY SONRA AİLESİNE KAVUŞACAKTI
Gemide aşçı olarak görev yapan 50 yaşındaki Abdülbaki Mirzaoğlu’nun 8 çocuk babası olduğu ve 7 aydır denizde bulunduğu öğrenildi. AKŞAM’a konuşan Mirzaoğlu’nun kayınbiraderi Rıdvan İnce, Mirzaoğlu’nun ailesiyle sık sık iletişim kurduğunu belirterek, “En son dün akşam saat 21.00 gibi ablamla konuşmuş. Normal şekilde halini hatırını sormuş” dedi. Bu telefon görüşmesi, ailesinin Mirzaoğlu’ndan aldığı son haber oldu. Mirzaoğlu’nun 8 aylık kontratının sonuna yaklaştığını söyleyen İnce, “8 aylık kontratı vardı. Yaklaşık bir ay sonra ailesine kavuşacaktı” diye konuştu.

Abdülbaki Mirzaoğlu
10 DENİZCİDEN HABER YOK
Tuğberk İmamoğlu gemisinde bulunan ve kendilerinden haber alınamayan 10 denizcinin isimleri şöyle:
Yaşar Kayhan (Kaptan), Rahmi Temel (1. zabıt), Atakan Alagöz (3. kaptan), Aydın Demirci (Başmakinist), Gencer Aydın (2.makinist), Eyüp E.Cesur (Yağcı), Nidai Duman (Laostromosu), Nacican Keskin (Usta gemici), Onuralp Demir (Gemici), A.Mirzaoğlu (Aşçı).

VALİ GÜL, MÜRETTEBATIN AİLELERİYLE GÖRÜŞTÜ
İstanbul Valisi Davut Gül, kaza sonrası Silivri’de İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce oluşturulan kriz merkezinde yetkililerden bilgi aldı. Gül, bölgede bekleyişini sürdüren gemideki mürettebatın aileleri ve yakınlarıyla da görüştü. Daha sonra basın mensuplarına açıklama yapan Vali Gül, üzücü bir olaya şahitlik edildiğini belirterek “Silivri’ye yaklaşık 18 mil uzaklıkta olay yeri. Denizde arama faaliyetlerinde bulunan 18 yüzer unsur, 5 helikopter, 2 İHA, 1 uçak, bir de denizin altında arama yapan Deniz Kuvvetlerine ait gemimiz var” diye konuştu.
TuranınSesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
