Kendisi, şahsi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarda ticari hayatında dönemsel krizler ve borçlanmalar olduğunu, ödemelerinde gecikmeler yaşandığını doğrulamıştır.
Ancak bu durumun tamamen şahsi ticari faaliyetlerinden kaynaklandığını, kurucusu olduğu AHBAP Derneği’nin bütçesiyle hiçbir organik veya inorganik bağının bulunmadığını savunmuştu.
Fakat ekte yayınladığımız kripto varlık hareketlerindende anlaşılacağı üzere
Toplam gelen token miktarı: 10.113.816.706.077,791 BUSD/BSC-USD
Toplam giden token miktarı: 78,173703 BUSD/BSC-USD bununla birlikte 158 milyon dolarlık kripto varlığın bilinmeyen kaynaklara aktarıldığı tespit edildi.
Ayrıca; Haluk Levent, geçmiş dönemde dahil olmadığı bir kripto projesinde mağdur olan 1052 kişinin zararını (reklam yüzü gibi algılandığı gerekçesiyle) kendi inisiyatifiyle üstlendiğini belirtti.
Bu sürecin ardından küresel ölçekte yardım organizasyonlarını tek çatıda toplama vizyonuyla bir blokzincir ağı satın aldığını ve “HLKCHAIN” (MEXC borsasında listeli) adıyla bir yapı kurduğunu açıklamıştı.
Yaşadığı finansal sıkışıklığın temel nedenlerinden birinin bu projeye yaptığı şahsi yatırımlar olduğunu ifade etmişti.
Bu Ahbap derneği ve kendi şahsına gelen paralar peki ama dernek adına yazılan ve kesilen çekler?
kamu görevlilerinin nüfuz istismarı, organize suç örgütlerinin lojistik ve saha yöntemleri, ile Ahbap Derneği çekleri kullanılarak yürütülen milyarlarca liralık lüks araç dolandırıcılığını içeren çok katmanlı ve organize bir suç ağını kapsamından bahsedeceğimiz, Piyasada güven tesis etmek ve illegal operasyonlara meşruiyet maskesi kazandırmak amacıyla, yönetiminde ve kontrolünde bulunan Ahbap Derneği’ne ait çekler paravan olarak kullanılmıştır.
Bu çekler teminat gösterilerek piyasadan vadeli lüks araçlar toplanmıştır.
Suç ağının ticari ve dolandırıcılık operasyonlarını yöneten Haluk, kripto para piyasalarında uğradığı devasa finansal zararları kapatabilmek adına likiditenin yüksek olduğu lüks (üst segment) araç alım-satım sektörüne yönelmiştir.
Eş zamanlı olarak, “ucuz lüks araç temin etme” vaadiyle vatandaşlardan piyasa genelinde milyonlarca lira nakit para toplanmıştır.
Vatandaşlardan nakit toplanmasına veya karşılığında dernek çekleri verilmesine rağmen, vaat edilen lüks araçlar ya hiç teslim edilmemiş ya da üzerlerinde haciz ve yakalama kararlarıyla mağdurlara devredilmiştir.
Bu sistematik yöntemle vatandaşlar milyarlarca lira zarara uğratılmıştır.
Suç ağının saha korumasını ve alacaklıların baskılanması operasyonlarını, Mafya adına hareket eden ve ağırlıklı olarak Antalya ile İzmir, Van illerinde konuşlanan terör örgütü iltisaklı mafyatik bir yapılanma yürütmüştür.
Bahse konu illegal yapı, girdikleri şehirlerde sokakları ve sahayı iyi bilen yerel şahıslarla iş birliği yapmıştır.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise operasyonel rahatlık ve hareket serbestisi sağlamak adına terör örgütü sempatizanı olan üçüncü kişilerle lojistik temaslar kurulmuştur.
Haluk’a bağlı olarak çalışan bu mafyatik unsurlar, Ahbap çeklerinin yarattığı mağduriyet sonrası parasını veya aracını geri almak isteyen alacaklılar ortaya çıktığında devreye girmiştir.
Yapılanma üyeleri, mağdurların ve alacaklıların yasal/fiili tahsilat girişimlerini engellemek amacıyla kendilerini “MİT görevlisi” olarak tanıtmıştır.
Devlet otoritesini maskeleyen şüpheliler; tehdit, şantaj ve silahlı güç unsurlarını kullanarak mağdurları
sindirmiş ve adli makamlara intikali engellemeye çalışmıştır.
TuranınSesi sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
