Anayasa Mahkemesi (AYM), bankacılık sistemindeki bir açıktan yararlanarak, karşı vekâlet ücreti alabilmek için yakınları üzerinden 1600’den fazla dava açan ve aleyhine çıkan kararlarla ilgili de bireysel başvuruda bulunan kişinin “başvuru hakkını kötüye kullandığına” hükmetti ve idari para cezasına çarptırdı.
Yüksek Mahkeme’nin dünkü Resmi Gazete’ de yayınlanan kararından anlaşıldığı kadarıyla, uyanık avukat, 50 kuruşluk bankacılık işlemlerinin iadesi için yüzlerce dava açarak, 5 bin 500 TL gibi vekalet ücreti almaya çalıştı, önemli sayıda davayı da kazandı.
Dava meraklısı avukat, banka hesapları üzerinden yapılan altın satış işlemleri için alınan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi’nin (BSMV) Danıştay tarafından iptal edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığının artık BSMV alınmaması konusunu Bankalar Birliği’ne bildirdiği ancak bankaların bankaların bir süre daha BSMV kesintisini yapmaya devam ettiğini fark etti.
Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen avukat, akrabalarının banka hesapları üzerinden çok düşük tutarlarda işlemler yapmaya başladı, altın aldı, ardından bankaların bu işlemler için talep ettiği 50 kuruş ila 4 lira arasındaki BSMV’ nin iadeleri için ayrı ayrı 1600’ün üzerinde dava açtı. Her gün düşük miktarda altın alan Avukat bu işlemleri, 2 yaşındaki oğlu, eşi, annesi ve babası adına da yaptı. Çok sayıda mağdur yaratarak, bankacılık işlemleri için ödediği işlem kesintileri için davalar açmaya başladı.
Avukatın açtığı bu davalardan bir kısmında vekâlet ücretlerine hükmedilirken bazı davalarda ise vekâlet ücretine hükmedilmedi. Avukat, kazandığı davalardan 5 bin 500 ile 10 bin 500 TL gibi vekalet ücretleri de aldı. Avukatın 1300’e yakın davadan vekalet ücreti kazandığı tahmin ediliyor.
Avukat, bazı davaları kazanmasına, sistemdeki açıktan gelir elde etmeyi başarmasına rağmen bir de Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
1600 dava açan avukat, bu davalardan 379’u için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru da bulundu. Başvuru gerekçesi ise, kendisinin yaptığı bankacılık işlemlerinde kesilen 50 kuruş ile 4 lira tutarlarının iadesi. Yani, binlerce liralık vekalet ücreti kazanan avukat, kaybettiği davalara konu ettiği 50 kuruş ile 4 lira arasındaki işlem kesintilerini bile bırakmak istemedi.
2 YAŞINDAKİ OĞLU ADINA DAVA AÇMIŞ
Anayasa Mahkemesi kararında, başvuruyu yapan avukatın yakınlarına vekillik yaptığı da aktarıldı. Kararda, “Başvurucular vekili; başvurucu D.D.E.’nin eşi, başvurucu D.E.E. ile M.A.E.’nin babası, A.E. ve A.E.’nin oğlu, M.E.E.’nin kardeşi, başvurucu F.D.’nin damadı, A.V.D. ve S.Y.D.’nin ise eniştesidir. Bireysel başvuru tarihi itibarıyla başvurucular vekilinin çocukları olan başvuruculardan biri 2, diğeri ise 12 yaşında olduğundan başvurucular vekili bu başvurucuların aynı zamanda velisidir.” denildi.
Avukatın kazandığı davalara ilişkin banka masraflarını istemediği, kaybettiği davalara ilişkin masrafları talip ettiği de anlaşıldı. AYM’ nin kararında bu durum şöyle anlatıldı:
“Bu davaların önemli bir kısmı vergi mahkemelerince kabul edilmiş ve başvurucular lehine ilgili dönemlerde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri (AAÜT) uyarınca vergi mahkemelerinde görülen davalar için belirlenen 5.500 TL ya da 10.500 TL tutarında maktu vekâlet ücretlerine hükmedilmiştir. Bu yönde verilen kararlar bireysel başvuruya konu edilmemiştir.”
HER GÜN ALTIN ALMIŞ
AYM’nin kararından sonu gelmez dava açan avukatın bu girişimlerinin mahkemelerin de dikkatini çektiği bir hakkın kötüye kullanılmasından dolayı bazı davaları kaybettiği de anlaşıldı. Avukatın, yakınları adına her gün yaklaşık 2 bin 300 liralık altın aldığı da belirlendi. AYM kararında, bu durum şöyle anlatıldı:
“Bireysel başvuru dosyasına konu diğer bir kısım davada ise olayda hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olduğu ve başvurucular lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu mahkeme kararlarının gerekçelerinde; başvurucular vekilinin kendisinin ve eşinin akrabaları adına 1.000’den fazla dava açtığı, başvurucuların banka hesapları üzerinden her gün yaklaşık 0,40 gram altın alımı yaparak ayrı ayrı dava açtığı, başvurucular vekilinin lehlerine maktu vekâlet ücreti verilmesi gerektiği, dava konusu tutarla sınırlı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, hususlarına yer verilmiştir.
AYM, kararını oluştururken, avukatın hak aramadan çok vekalet ücretine odaklandığının bariz olduğuna dikkat çekti. Kararda, “Olası çok sayıda vekâlet ücretine odaklanılarak davaların suni olarak oluşturulduğu gözlemlenmiştir. Bu kapsamda başvurucular vekili vergi mahkemelerinde yüzlerce dava açarak bu mahkemelerin iş yüklerinin ciddi şekilde artmasına ve yaşanan emek kaybı nedeniyle bu mahkemelerde görülen davaların yargılama sürelerinin uzamasına neden olmuştur.” denildi, mahkemelerin iyi niyetten uzak meşgul edildiği belirtildi.
Kararda, ayrıca, “Aynı şekilde başvurucular vekilinin bu davaların bir kısmını bireysel başvuruya da konu ederek benzer bir tutumu Anayasa Mahkemesi nezdinde de sürdürdüğü tespit edilmiştir. Somut olayın koşulları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava ve bireysel başvuru hakkının açıkça kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.” de denildi.
AYM, yaptığı değerlendirmeler sonrasında, “Başvurunun geriye kalan 366 davaya ilişkin kısmının başvuru hakkının kötüye kullanılması nedeniyle reddine ve 6216 sayılı Kanun’un 51. maddesi ve İçtüzük’ün 83. maddesi uyarınca başvurucuların 2.000 TL disiplin para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına.” hükmetti. Kararda avukatın kimliğinin gizli tutulmasına istediği de belirtildi.

