İlim Yayma Ödülleri sahiplerini buldu. ‘Büyük Ödül’ü kazanan Prof. Dr. Özcan Erel, ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı.
‘Sosyal Bilimler Ödülü’ne Prof. Dr. Şener Aktürk, ‘Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü’ne Prof. Dr. Barış Bayram layık görüldü
Başkan Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:
Her detayıyla irfan hazinesi, her dizesiyle hikmet nişanesi olan; hem ilmin hem de âlimlerin ve fikir eserini ilmî çalışmalara teksif eden tüm hocalarımıza selamlarımı, saygılarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum.
Hem yeni hem nitelikli eserleriyle bir yandan bilim müktesabatımıza katkılar yapan gelecekteki çalışmaların önünü açan ilim adamlarımıza şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Başvuruları çok titiz şekilde değerlendiren sekretaryamıza Bilim ve Onur Kurulu üyelerimize, teknik uzmanlarımıza, bilimsel hakemlerimize ve vakfımızın mütevelli heyetine teşekkürlerimi iletiyorum.
İlim Yayma Ödülleri’e yönelik teveccüh her programda maşallah katlanarak artıyor. Bu sene 3 ayrı dalda 174’ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödülleri’nin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası hüviyet kazanacağını da büyük bir memnuniyetle öğrendim. Niçin bizim bir Nobelimiz olmasın? Bu adımı biz de atarız.
İlim Yayma Ödülleri’nin amacı ilk planda elbette iyi eserleri ve eser sahiplerini takdir ve taltif etmektir. Fakat hayata uyarlanmayan, insana, sahaya, reele dokunmayan, doğru ve etkili kullanılmayan bilginin netice vermediği hakikattir. İlim Yayma Ödüllerimizi bu açıdan son derece başırılı bulduğumu belirtmek istiyorum. Bazı isimler vardır ki hem tarihte iz bırakırlar hem de yaşadıkları hayatta gençliğe örnek olup istikbale yön verirler. Yetiştirdikleri talebelerle ülke ve milletin hizmetine sundukları eğitim kurumları, vakıf ve derneklerle onların amel defterleri yeni sevaplarla süslenmek üzere inşallah hep açık kalır.
Merhum Sabahattin Zaim hocamız işte bu şahsiyetlerden biridir. Hem akademik zeminde hem de sosyal hayatta pek çok gencin yetişmesinde önemli rol oynamıştır. Hocamızın emeli güzel insan olabilmek, peygamber efendimizin ahlakıyla ahlaklanmış güzel insanlar yetiştirmekti. Tek tipçi uygulamaların zirveye çıktığı dönemde bu ihtiyacı rahmetli hocamız da hissetmişti. Tarih, değerlerinden, inanç ve kültüründen uzaklaştırılmak isteyen gençliği her şeyin üstünde görüştü.
Davasında ne denli muvaffak olduğunu bugünün Türkiyesine baktığımızda yetişmiş ve yetişmekte olan gençliğimize baktığımızda, gümbür gümbür gelen TEKNOFEST kuşağına baktığımızda zaten görüyoruz. Onun rahleyi tedrisinden geçen öğrenciler bugün hemen her alanda ülkemize aşkla hizmet ediyor. Rabbim ondan razı olsun.
Cemiyetimiz önümüzdeki sene 75.yaşına girecek. Cemiyetten filizlenip büyüyen vakfımız 52 yılı geride bıraktı. Millet iradesinin gasp edildiği darbe dönemindeki yasak ve baskılara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda tam 3 çeyrek asır geride kaldı. Bilgili, şuurlu, vicdanlı nesiller için başlatılan bu hareket her alanda meyvelerini verdi.
İmam Hatip okullarının kurulması ve yaşatılması konusunda İlim Yayma ailesi her dönemde sorumluluk üstlendi. Birileri başarılarını hazmetmekte zorlansa da cemiyetimiz 100’ün üzerinde İmam Hatip okulunu maarif davamıza kazandırmanın inancını yaşadı. Akademik çalışma, kültür, sanat ve spor faaliyetlerinden burs ve ihtisas programlarına aynı fedakârlılıkla devam ediliyor.
Bu çeşmenin suyundan içmiş, bir lokma da olsa bu sofranın ekmeğini yemiş tüm arkadaşlarımızdan Allah razı olsun Ömrünü hayra, hasenata ilme adamış aramızda olmayan vakıf insanlarımıza Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Bu akşam aramızda sosyologlarımız, tarihçilerimiz, mühendislerimiz, doktorlarımız ve daha pek çok alanlarda kendi sahalarında uzmanlaşmış seçkin hocalarımız var.
Asırlar boyunca üzerine yeni teoriler, yeni pratikler, yeni metotlar inşa edilen kavramlar günden güne kan kaybediyor. Anlamlar aşınıyor. Kutsal sayılan ne kadar kıymet varsa planlı şekilde kuşatma altına alınıyor. Önce pozitivist ve materyalist bakış açısıyla dünyaya dayatılan sözde yeni gerçekler en fazla insana zarar veriyor. Gazze’de 2 yıl boyunca yapılan vahşi soykırımı medeni denilen dünya yalnızca seyretmekle yetiniyor.
“BİLİNÇLİ, KASITLI, PLANLI BİR TOPLU KIYIM POLİTİKASI UYGULANMIŞTIR”
Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları Gazze’de öldürülen meslektaşlarının haberini bile yapmadılar. Gazze’deki okulların yüzde 80’ini yani 668 okul binası İsrail binası bombaların hedefi olmuştur. 392 okul kullanılamaz hale gelmiştir. 13 bin 500’ü aşkın öğrenci, 830’un üzerinde öğretmen, 193 bilim insanı işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi.
Burada bilinçli, kasıtlı, planlı bir toplu kıyım politikası uygulanmıştır. 365 kilometrekarelik Gazze milyonlarca ton yıkıntıyla örtülü. Bunu görmezden gelmek toplu kıyıma ortak olmaktır. Hiçbir zaman susmadık bundan sonra da susmayacağız. Dünyanın dört bir yanında nereye gidersek gidelim, gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız.
Güney Afrika’da bütün oturumlarda bunları haykırdım, bunları konuştum. Bizim de devreye girmemizle bir ateşkes sağlandı. İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi ihlal ediyor. Hamas sabırlı bir yaklaşım içinde.Bunu da memnuniyetle karşılıyoruz. Gazze’deki kardeşlerimizin çadırlarının ne durumda olduğunu televizyonlarda izliyoruz.
Türkiye olarak ateşkesin muhafazası ve insani yardımlarda üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. İsrail engelliyor, karşı çıkıyor. İnsanlıktan nasibini almamış başlarında bir katil var. İki devletli çözüm politikamızı başkenti Doğu Kudüs olan özgür egemen bir Filistin oluncaya kadar kararlıkla sürdüreceğiz.
“İLİM BUNLARIN İNŞALLAH HADDİNDEN VE HAKKINDAN GELECEKTİR”
Bizim ilim geleneğimizin merkezinde insan, hikmet ve kemalat vardır. İnsanı dışlayan, hikmete önem vermeyen tekamülü reddeden anlayışın bizim medeniyet tasavvurumuzda yeri yoktur. Bugün önemli bir tehditle karşı karşıyayız. İnsan ve varlık. Maddi boyuta ve yapay zemine indirgenmek isteniyor. Az önce ilim erbabımızın yapay zekayı da nasıl tahrip ve tahrif edeceğimizi gördük. Demek ki ilim bunların inşallah haddinden ve hakkından gelecektir.
İyilik, erdem, fıtrat, etik, vicdan ve merhamet gibi kavramlar insanlığın gündeminden çıkarılmaya çalışılıyor.
Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla birbirinden güç alarak yalnızca kader değil keder birliği yapan bu milleti bölmeye uğraştılar. Ne yazık ki bir dereceye kadar başarılı da oldular. Filistin, Suriye, Çanakkale’de bizimle omuz omuza çarpışan Arap kardeşlerimizi ‘bizi sırtımızdan vurdular’ diyerek bizi düşman haline getirdiler. Osmanlı’yı kötülediler. ‘Türkler ülkenizi işgal etti, kimliğinizi değiştirdi’ diye oralardaki kardeşlerimizi bize kışkırttılar. Senarist, yönetmen, oyunca aynı sadece sahneler ayrıydı
“NEFRET DALGASINI KÖRÜKLEYEN HESAPLARIN ÇOĞUNUN YURT DIŞINDAN YÖNETİLDİĞİ ORTAYA ÇIKTI”
Milletimizin mazlum Filistin halkıyla dayanışmasını engellemek için sosyal medya ve şovenist basın yayın organlarında büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Bu nefret dalgasını körükleyen hesapların çoğunun yurt dışından yönetildiği ortaya çıktı. Sanal alemde önemli bir kısmının FETÖ’cü hainler olduğu anlaşıldı. Şimdi de terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini görüyoruz.
Ülkemiz ve milletimizle birlikte inşallah tüm bölgenin kaderini değiştirecek, bu stratejik hamlemizin kimleri rahatsız ettiğinin tabii ki farkındayız. Onlara sadece şunu söylüyorum, bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımı aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer hep birlikte başaracağız. Büyük, güçlü, muteber ve muzaffer ve Türkiye ülkümüzü inşallah kuvveden fiile çıkaracağız. Hep beraber yeni bir destan yazmaya başlayacağız. Tahriklere kapılmadan, tuzaklara düşmeden sabırlı, samimi, dikkatli ve özgüvenli şekilde ilerliyoruz.
“HEDEFE YAKLAŞTIKÇA SABOTAJ, ALGI ÇALIŞMALARININ, MEDYA OPERASYONLARININ FAALİYETLERİNİN ARTACAĞINI ŞİMDİDEN GÖRÜYORUZ”
Hedefe yaklaştıkça sabotaj, algı çalışmalarının, medya operasyonlarının faaliyetlerinin artacağını şimdiden görüyoruz. Bunların da üstesinden geliyoruz ve geleceğiz. İktidarımız, ittifakımız ve devletimizin de kararlılığının tam olduğunu bilinmesini isterim. İnşallah bu yol bizi terörün olmadığını kardeşliğin, huzurun egemen olduğu bir menzile götürecektir. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.

