Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

IBAN tuzağı büyüyor: “Bilmiyordum” demek kurtarmıyor

Türkiye genelinde artan IBAN dolandırıcılığına karşı yeni yasal düzenlemeler devreye girdi. Farkında olmadan para transferine aracılık eden vatandaşlar için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası gündemde.

Türkiye genelinde artan IBAN dolandırıcılığına karşı yeni yasal düzenlemeler devreye

Son dönemde Türkiye genelinde hızla artan IBAN dolandırıcılığı vakaları, yeni nesil suç yöntemlerini bir kez daha gündeme taşıdı. 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren sıkı yasal düzenlemeler, bu zincirin parçası haline gelen vatandaşlar için ciddi sonuçlar doğuruyor.
Dolandırıcıların en sık kullandığı yöntemlerden biri ise “yanlışlıkla gönderdim” senaryosu. Vatandaşların hesaplarına tanımadıkları kişiler tarafından para gönderiliyor. Kısa süre sonra iletişime geçen şahıslar, paranın yanlışlıkla gönderildiğini öne sürerek farklı bir IBAN’a iade edilmesini talep ediyor.
Ancak kritik detay burada ortaya çıkıyor: Gönderilen hesap ile iade edilmesi istenen hesap farklıysa, işlem otomatik olarak şüpheli hale geliyor. Bu durumda hesabını kullandıran kişi, farkında olmasa bile suç gelirlerinin aktarımında aracı konumuna düşebiliyor.
Yeni düzenlemelerle birlikte bu tür eylemler artık “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç gelirlerinin aklanması” kapsamında değerlendiriliyor. Uzmanlara göre “bilmiyordum” ya da “iyi niyetliydim” gibi savunmalar, cezai sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Üstelik bu suçlar uzlaşma kapsamı dışında bırakılırken, sonradan yapılan para iadesi de hukuki süreci durdurmuyor.
Öte yandan yetkililer, özellikle sosyal medyada yayılan “IBAN kiralama” ilanlarına karşı vatandaşları uyarıyor. Günlük kazanç vaadiyle banka hesaplarını kiralayan kişiler, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık gelirlerinin sisteme sokulmasında kullanılıyor.
2026 verileri, hesabını başkalarına kullandırdığı tespit edilen kişi sayısında ciddi artış olduğunu ortaya koyarken, bu durum adli makamların iş yükünü de önemli ölçüde artırmış durumda.